1907 Fenerbahçe Espor
Yükleniyor...
HABERLER & DUYURULAR
2017
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Ekim
Kasım
Aralık
1907 Fenerbahçe ile Türkiye'de Espor Üzerine


3 Haziran Cumartesi günü başlayacak 'League of Legends - Türkiye Şampiyonluk Ligi' öncesinde 1907 Fenerbahçe Espor takımımız yönetim - teknik kadrosu ve yıldız oyuncularımızdan Kim 'Frozen' Tae-Il ile Türkiye'de Espor'un gelişimi ve takımızın son durumu üzerine bilgilendirici bir röportaj gerçekleştirildi. Bu keyifli röportajın tam metnini aşağıda beğenilerinize sunuyoruz;



Sina Afra- Takım Başkanı

'1907 Fenerbahçe olarak Espor'un heyecanını paylaşmak ve sarı-lacivert renklere kazandırmak için yola çıktık'



- 1907 Fenerbahçe Derneği neden Espor'a adım attı?
1907 Fenerbahçe Derneği, Fenerbahçe Spor Kulübü'ne hizmet amacıyla kurulmuş ve kurulduğu günden bu yana camiamız için başarılı, yenilikçi ve sürdürülebilir projelere imza atmıştır. Tüzüğümüzde de belirttiğimiz gibi, hiçbir karşılık beklemeden kendisini tamamen kulübümüze hizmet etmeye adayan bir derneğiz. Bu amaç doğrultusunda da, derneğimiz kuruluşundan bu yana; Basketbol şubesinin idaresi ile kurumsallığa ilk adım atılmasında sağlanan katkı, resmi ürün satış mağazamız olan Fenerium'un kurularak, kurumsallaşması sağlandıktan sonra kulübümüze devri, bugün tamamen kendi kaynakları ile modern bir stadyum kimliği kazanmasıyla övündüğümüz Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda 1907 Tribünü'nün inşaa edilmesi ve kombinelerinin satışı sağlanarak tribünün camiamızın kullanımına sunulması gibi birçok faaliyet yürütülmüştür. Espor takımımızı da aynı vizyon ve inançla kurduk. Hedefimiz Esporda da başarılı bir çizgi yakalayarak, kulübümüze fayda getireceği seviyeye taşımak.

- 1907 Fenerbahçe'nin Espor'daki bakış açısı ve vizyonu nedir?
Özellikle son dönemde 14-24 yaş gençlerin Espor'a büyük bir ilgi ve sevgi gösterdiklerini gözlemliyoruz. Espor, yükselen bir trend. Eskiden bu ilgiyi futbolda görebiliyorduk; ancak dünya hızla değişiyor. Örneğin, Worlds diye adlandırılan LoL Dünya Şampiyonası finalini 60 milyon kişi izliyor. Biz de bu heyecanın bir parçası olmak için yola çıktık. 21'inci yüzyılda Espor'da olmayan bir spor kulübünün gençlere hitap etme yeteneğini yitirebileceğini düşünüyorum. Hedefimiz sadece bu dünyanın bir parçası olmak değil, Türkiye'de şampiyon olmak, Worlds'e gitmek ve League of Legend dışında diğer Espor alanlarında da takımlar kurmak. Dünyanın en çok Espor takımına sahip yapısı olmak istiyoruz. Eğer bir gün Çin'deki gençler Fenerbahçe forması alacaksa, bu Espor'dan olacak.

- Sizin önceden Espor ile ilginiz ne kadardı? Bugün oynuyor musunuz?
Espor'a karşı hep bir ilgim oldu; ama Espor'un nasıl bir derinliğe sahip olduğunu bilmiyordum açıkçası. Her gün yeni şeyler öğreniyorum.

Emre Aksoy – Genel Menajer

- 1907 Fenerbahçe Espor maceran nasıl başladı? Espor sizin için de yeni bir sektör mü?
Özellikle yeni neslin dikkatini çeken projeler ile gelişime açık olan her şeye büyük ilgi gösteri-yorum. Elbette Espor da bunların başında yer alıyor. Ajansta işlerim ve bazı projelerle ilgili çalışmalarım devam ederken bir teklif aldım. Aslında bu yoğunlukta kabul etmemin zor olduğu bir teklifti. Ancak çocukluktan beri taraftarı olduğum renklere de bir katkı sağlama şansı doğmuştu benim için. Geçen sene Ekim ayı itibariyle çalışmalarımızı başlattık. Sanırım tam olarak olmak istediğim yerdeyim. Aynı zamanda harika bir yönetimle, hayatım boyunca örnek alacağım insanlarla birlikteyim.

- Her işin olduğu gibi menajerliğin de mutlaka zor noktaları var. Sizi en çok zorlayan şeyler ne?
Espor'da en zor konulardan biri; profesyonelce düşünebilen oyuncular ile henüz sahip olduğu imkanların farkında olmayan ve bulunduğu yerin hakkını veremeyen oyuncuları birbirinden ayırabilmek. Maalesef siz elinizden geleni ne kadar yapsanız da profesyonel düşünemeyen bu insanlara yardımcı olamıyorsunuz. Bu da hem sizin için hem takım için zaman ve motivasyon kaybı demek. Ne mutlu ki kadromuzda şu an böyle bir isim yok. Oyunevimizde herkes kazanmak istiyor ve bu yüzden çok çalışıyor. Evimizde bir aile gibiyiz, günümüzün tamamını birlikte geçiriyoruz. Bu işin bir başka zor yanı da kadro değişikliklerini oyuncularla konuşmak. Bu süreç de yıpratıcı ve üzücü olabiliyor.

- 1907 Fenerbahçe'nin örnek bir 'Oyun Evi' var. Evi bize biraz anlatabilir misiniz?
Gerçekten örnek bir oyun evimiz var. Takımı bir araya getirmeden önce onların rahat edecekleri, kendilerini evlerinde gibi hissedecekleri bir mekan hazırlamak istedik. Gerçekten keyifli de oldu. 4 katlı bir evimiz var. Herkesin kendisine ait odası var. En üst katta antrenman yapılan bir odamız bulunuyor. Oyuncuların yaşam kalitelerini artırması ve geliştirebilmeleri, kondisyonlarını koruyabilmeleri için en alt kata bir spor salonumuz bulunuyor. Haftada iki gün spor hocamız eşliğinde çalışıyoruz. Ayrıca evde bir de yemek için şefimiz bulunuyor. Doğru beslenme ile hem güzel yemekler yiyoruz hem de formumuza dikkat ediyoruz.

- İlk adımı Lol ile atan 1907 Fenerbahçe'nin ikinci adımı bir Wolfteam kurmak oldu. Başka takımlar da kuracak mısınız?
Hedefimiz Türkiye'nin hatta dünyanın en çok oyun takımına sahip spor kulubü olmak. Yanlış bir adım atmak yerine, acele etmeden doğru kararlar vermek istiyoruz. İlerleyen dönemde LoL ve Wolfteam dışında diğer oyunlara da yatırım yapmayı planlıyoruz.

- Frozen gibi bir dünya yıldızı 1907 Fenerbahçe'de oynuyor. Bu süreç nasıl oldu?
Frozen, hem çok iyi niyetli hem de çok profesyonel bir oyuncu. Ne zaman, nerede, neler yap-ması, nasıl davranması gerektiğini çok iyi biliyor. Sezon başı onun için Kore'de kalmak iyi bir tercih olabilirdi. Fakat ona hayata geçirmek istediğimiz takımı, hedeflerimizi, LOL'ün en büyük turnuvası Worlds'te yer alma isteğimizi ve kendisinin de bu takımın en önemli parçalarından biri olabileceğini anlattık. İkna oldu ve takımımıza katıldı. 1907 Fenerbahçe ile şampiyon olup Worlds'e gitmek hepimizin ortak hedefi.

Serdar Padeş - Headcoach

- Futbol ve basketbolu düşünecek olursak, yıllarca oynanmış, yüzyıllık geçmişi olan sporlar. Fakat Espor bir hayli yeni, o yüzden efsaneleşmiş oyuncu/koç bulmak daha zor olsa gerek. Sizin örnek aldığınız global oyuncul ve koç var mı?
Espor yeni olmasına rağmen koç olarak efsaneleşmiş bir isim var, o da kkOma. Defalarca 'Dünya Şampiyonu' olma başarısını göstermiş, kadrosundaki her oyuncuyu takıma geldiğinden çok daha iyi bir seviyeye taşımış, yıllardır zirvede olmasına rağmen disiplini ve motivasyonu her zaman yüksek tutabilen ve aynı zamanda oyuncularını dinleyen bir koç. Basketbolda ise Obradovic. Çalışma metodu ve motivasyon açısından inanılmaz başarılı… Çünkü sadece iyi oyuncu değil, takımı için savaşacak asker arıyor. Bir koç olarak da hedefim onlardan öğrenebildiğim kadar fazla şeyi öğrenip takımımı her zaman zirveye taşımak ve dünya şampiyonasında yer almak.

- Geçtiğimiz split koç değişikliği ile takım çok büyük bir çıkış yakaladı. Bu sayede koçluk maceranızda kendinizi ilk split'ten kanıtladınız. Peki ya oyunculuk? Geçmişte siz de oyun oynadınız mı? Hangi pozisyonda oynadınız?
Tam olarak ilk splitim demek doğru olmaz. Türkiye Şampiyonluk Ligi ilk kurulduğu sezon koç olarak çalıştığım takım lige çıkmıştı. Sonrasında oradan ayrıldım. Analist ve asistan koç olarak başka bir takımda üç split kadar çalıştım. Yükselme Ligi'nin sonrasında 1907 Fenerbahçe'nin haklarını satın aldığı SuperMassive TNG ile Şampiyonluk Ligi'ne çıktım. Yani bir anlamda kendi takımıma geri dönmüş oldum. Oyunculuk konusuna gelince; okuma yazmayı öğrenmeden önce bilgisayarda ve şimdi antika sayılabilecek konsollarda oyun oynamaya başladım. Profesyonelliğe ilk geçişim MOBA tarzı oyunların öncüsü sayılabilecek Dota ile oldu. Daha sonra League of Leg-ends'ta şansımı denemek istedim ve hızlıca yükselip destek rolünde yükselme ligi finallerine kadar çıktım. Üç defa yükselme finallerinde oynayıp başarısız olduktan sonra oyuncu olarak çalışma temposuna ayak uyduramadığımı, yeterli olmadığımı düşünmeye başladım ve koçluğa da böylece ilk adımımı atmış oldum.

- TCL'deki takımlarımız ve oyunumuz dünya klasmanında nerede? Sence 3 sene sonra nerede olacağız?
Beş büyük bölgenin dışında yer alan sekiz bölgeden oluşan Wildcard dediğimiz takımlar arasında, en güçlü bölgenin Türkiye olduğunu düşünüyorum. Önceki senelere kıyasla trans-ferlerin ve çekişmenin arttığı ligimizde üç sene sonra düzenli olarak Dünya Şampiyonası'na ön eleme olmadan katılacağimızı ve belki de altıncı büyük bölge olacak kadar ilerleyebileceğimizi düşünüyorum.

- Genç oyuncular Türkiye'de nasıl profesyonel oluyorlar? Gençlere vermek istediğiniz bir tavsiye var mı?
Profesyonelliğe ilk adım; bireysel dereceli sıralamalarda yükselip, Yükselme Ligi takımlarına kendini gösterebilmek ve ardından Yükselme Ligi'nde iyi performans gösterip şampiyon olarak bir üst lige çıkmak şeklinde gerçekleşiyor. Bu performans da üst ligdeki takımların radarına girip yeni tekliflere kapı aralıyor. Gençlerle uzun süre çalıştığım hatta gençlerden kurulu bir takımı Şampiyonluk Ligi'ne çıkardığım için bu konuda tecrübeli olduğumu söyleyebilirim. Seçimlerimizdeki en önemli kriter; oyunculuktan ziyade iletişim ve oyuncunun oyun haricindeki davranışları. İletişimlerini her zaman iyi bir seviyede tutmaları, İngilizceye hakim olmaları ve oyunda bir değil, birçok şampiyonu oynabilmeleri çok önemli.

- 1907 Fenerbahçe Espor'un koçu olmak zor mu?
İlk geldiğimde benim için oldukça zordu. Takımın performansı, potansiyeline kıyasla oldukça düşüktü. Ligde iyi bir sırada değildik. Daha fazla ve daha iyi çalışarak takımımızın asıl potansiyelini göstermeye başladık. Bunlarla beraber işimiz kolaylaştı gibi görülse de hedefimiz en iyi olmak olduğu sürece hiçbir şey kolay olamaz.

Kim 'Frozen' Tae-Il – Oyuncu

- Türkiye'ye neden geldin? Ve neden 1907 Fenerbahçe'yi seçtin?
Fenerbahçe'yi daha önceden tanıyordum. Menajerimiz Emre Bey ile görüştükten sonra ondan duyduklarımdan çok etkilendim. Özellikle Worlds hedefi kararımda etkili oldu. Takım olarak Worlds'e gitmeyi çok istiyoruz.

- Oyun Evi'nde bir gününüz nasıl geçiyor?
Genellikle oyun oynayarak geçiriyoruz. Sabah kahvaltıdan sonra spor yapıp ardından oyun oynamaya başlıyoruz. Öğleden sonra takım antremanlarımız başlıyor ve geç saatlere kadar devam ediyor. Zamanımız kalırsa tekrar oyun oynuyoruz ya da takım ile birlikte dışarı çıkıp vakit geçiriyoruz.

- Kore Ligi (LCK) ve Türkiye Ligi (TCL) arasındaki en büyük 3 fark nedir?
Öncelikle Kore'de daha fazla antreman yapılıyor. Oyuncuların bu işe bakışı daha profesyonel bir seviyede. Oyuncular, oyun dışında hiçbir şey düşünmüyor, sadece takıma ve oyuna konsantre oluyor.

- Türkçe öğrendiğini söylemiştin, nasıl gidiyor? Bize Türkçe bir şeyler söylemek ister misin?
Türkçe öğrenmeye çalışıyorum… Çok güzel, merhaba, eyvallah, eline sağlık, ben şampiyon olmak istiyorum, Sarı Lacivert Şampiyon Fener, Fenerbahçe'yi çok seviyorum...

- Fenerbahçeli olmak nasıl bir şey?
Fenerbahçeli olmak çok güzel bir duygu. Fenerbahçe taraftarları çok iyi. Sporun her dalını se-viyorum ve zaman zaman Fenerbahçe'nin voleybol ve basketbol maçlarını izliyoruz. Galibiyetlerde çok gurur duyuyorum.